Tasarım dünyası, gündelik nesnelerin işlevlerini değiştirerek onlara yeni anlamlar yüklemeyi sever. Ancak çok az obje, bir BIC tükenmez kalem kadar evrensel bir hafızaya sahiptir. Seletti, provokatif ve eğlenceli tasarım dilini bu kez BIC’in 75 yıllık mirasıyla birleştirerek, herkesin hayatında en az bir kez elinde tuttuğu o altıgen gövdeyi devasa bir iç mekan objesine dönüştürüyor.
Maison&Objet 2026'da sahneye çıkan bu özel seri, tasarımcı Mario Paroli'nin imzasını taşıyor. Paroli, sadece dev bir nesne yaratmakla kalmıyor; aynı zamanda o kaybolup giden kalemlerin bıraktığı kolektif izi, salonun tam ortasına taşıyor. Bu bir tasarım objesinden çok daha fazlası: Hafızaya yerleşmiş bir jestin, iç mekânda yeniden can bulması.
Minimalist bir ikonun iç mekânda yeni hayatı
Orijinal BIC Cristal modeline sadık kalınarak geliştirilen bu lambalar, hem duvara monte edilebiliyor hem de tavandan asılı ya da zeminde konumlanabiliyor. Bu modüler yapı, sadece fonksiyonel değil; yaşam alanına göre şekil değiştirebilen bir dinamizm sunuyor.
Klasik mürekkep tonları olan mavi, siyah ve kırmızı renkleriyle üretilen koleksiyon, pop art estetiğini nostaljik bir durulukla birleştiriyor. Her parça, sıradan bir nesnenin ne kadar güçlü bir tasarım diline sahip olabileceğini gösteriyor.

Seletti x Mario Paroli: Hafızayı tasarıma dönüştürmek
Seletti'nin sınır tanımayan mizah anlayışı, Paroli'nin duyusal yaklaşımıyla buluşunca ortaya çıkan şey bir lamba değil, hafızanın biçim kazanmış hali. Bu projede kalem, bir yazım aracından çok daha fazlası: Hepimizin okul çantasında taşıdığı, bazen ödünç alıp asla geri vermediği, ama hep tanıdık bir his bırakan bir nesne.
Tasarım, doğrudan duygulara sesleniyor. Nesnelerin taşıdığı anılarla ilişki kuruyor ve bunu yaparken estetikten ödün vermiyor.

Işığın ötesinde bir hikâye
Bu koleksiyonun esas gücü, yalnızca aydınlatma sağlamasında değil; hikâye anlatmasında yatıyor. Kalemin içinden geçen mürekkep gibi, bu lambalar da yaşam alanlarına karakter katıyor. Geçmişle bugün arasında köprü kuran bu tasarım, dekorasyona sadece stil değil, bir anlatı da getiriyor.
Seletti’nin bu yaklaşımı, modern iç mekânlarda mizahı, hafızayı ve tasarımı aynı potada eritiyor. Ortaya çıkan sonuç ise başlı başına bir duruş sergiliyor: Ne ciddi, ne tamamen oyunbaz. Tam da olması gerektiği gibi.

Daha fazla oku

Stone Island, Milano’daki enstalasyonuyla Prototype Research Series 09’u tanıtırken, Air-Blown Lamination teknolojisiyle moda ve mühendisliği yepyeni bir zeminde buluşturuyor.

Pharrell Williams’ın Louis Vuitton için tasarladığı Drophaus, modayla mimariyi buluşturan ve yaşam biçimlerine yön veren vizyoner bir yapı olarak dikkat çekiyor.





Yorum yazın
Bu site hCaptcha ile korunuyor. Ayrıca bu site için hCaptcha Gizlilik Politikası ve Hizmet Şartları geçerlidir.