İçeriğe geç

Sepet

Sepetiniz boş

Alışverişe devam edin
Dr. Martens: With Bouncing Soles Platformu
Moda26 Eyl 20262 dakikalık okuma

Dr. Martens: With Bouncing Soles Platformu

Bir Dr. Martens’i tanımak için çoğu zaman sarı dikişini görmek yeterli. Topuğun arkasındaki şerit de aynı derecede tanıdık; botu giyerken çekiliyor, pantolon paçasının altından görünüyor. Üzerinde yazan “With Bouncing Soles” ise ilk bakışta kolayca gözden kaçabiliyor. Dr. Martens, 24 Eylül’de duyurduğu yeni marka platformunu tam bu üç kelimenin üzerine kuruyor. Yıllardır ürünün üzerinde duran bir ifade, artık markanın neyi ve kimleri anlatacağına da yön veriyor.

Sözün çıkış noktası oldukça somut. 1960’ta tanıtılan 1460 botun hava yastıklı tabanını anlatıyor. Yeni platformda bu fiziksel özellik, ayakkabıyı giyen insanların hareketi, üretimi ve gündelik hayatıyla birlikte ele alınıyor. Yenilenen görsel kimlik ve internet sitesi de bu yaklaşımın parçaları. Bir botun teknik vaadinden yola çıkıp onu kullananların dünyasına ulaşmak, markanın geçmişiyle bugün arasında anlaşılır bir bağ kuruyor.

Kampanyada Chloë Sevigny, Jordan Stephens ve Naomi Watanabe yer alıyor. Oyunculuk, müzik, yazı ve komedi üzerinden kurulan hikâyelerde ayakkabılar kişisel çevrelerinin içinde görünüyor. Sevigny’nin Mary Jane’leri, Stephens’ın 1461’leri ve Watanabe’nin 1460 botları, aynı markanın farklı hayatlara nasıl yerleştiğini gösteriyor. Bu çeşitlilik, Dr. Martens’in kültürel bağını tek bir görünüşe indirgemeden anlatmasına alan açıyor.

Üretim tarafında ise temmuzda MHL. ile başlayan Statements in Craft serisi var. İlk işbirliği, 1461’i küçük ama belirgin müdahalelerle yeniden ele alıyor: çift dikişli burun, dolgulu bilek çevresi, deri topuk halkası ve siyah taban dikişi. Northamptonshire’daki Made in England fabrikasında üretilen ayakkabının derisi, Leeds merkezli C. F. Stead’den geliyor. Bu ayrıntılar, işbirliğinin yalnızca iki ismin yan yana gelmesinden ibaret kalmamasını sağlıyor. Tanıdık form korunurken ayakkabının yüzeyi ve duruşu değişiyor.

Kültürel program da aynı düşüncenin mağazaya uzanan tarafı. Londra’daki Brewer Street adresinde kitap, şiir, fanzin ve komedi etrafında etkinlikler yer alıyor. Ekimde Manchester için planlanan programda ise afiş üretimi ve şehrin soundsystem kültürü öne çıkıyor. Böylece markanın ilişki kurduğu alanlar, kampanya fotoğraflarının dışına çıkarak insanların bir araya gelebileceği yerlere taşınıyor.

Bu yeni dönemin en ilginç yanı, başlangıç noktasının küçüklüğü. Topuk şeridindeki yazı zaten oradaydı; şimdi onu okuma biçimi genişliyor. MHL. ayakkabısındaki bir dikiş, bir müzisyenin gündelik kıyafeti veya mağazadaki bir fanzin, aynı hikâyenin farklı ayrıntıları olabiliyor. Platformun zaman içinde ne kadar karşılık bulacağını bu bağlantıların devamlılığı gösterecek. Şimdilik, bir sonraki Dr. Martens’e bakarken gözün tabandan topuk şeridine kayması için yeterli bir neden var.

Paylaş

Yorum yazın

Bu site hCaptcha ile korunuyor. Ayrıca bu site için hCaptcha Gizlilik Politikası ve Hizmet Şartları geçerlidir.