Sofrada Kurulan Bir Marka
Gohar World’ün ilk sneaker’ını hazırlaması, ilk bakışta markanın kendi alanından uzaklaşması gibi görünebilir. Laila ve Nadia Gohar’ın 2020 yılında kurduğu New York merkezli marka; masa örtüleri, ağızdan üflenmiş bardaklar, sedef kaşıklar, mumlar ve yalnızca baget ekmek taşımak için tasarlanmış çantalarla tanındı. Ürünleri giyinmekten çok sofra kurmakla ilgiliydi.
Ancak Gohar World hiçbir zaman yalnızca tabak ve bardak satan bir ev markası olmadı. Kendisini gelenek, zaman, zanaat ve mizah etrafında kurulan bir “sofra evreni” olarak konumlandırdı. Markanın asıl ürünü belirli bir obje değil; sıradan bir gündelik ritüeli beklenmedik ayrıntılarla yeniden sahneleme biçimiydi.
Bu dil, Gohar World’e kategoriler arasında hareket edebilecek bir kimlik kazandırdı. Bir kadehin ayağına takılan bilezik, sosis biçimindeki mum ya da çiçek taşımak için hazırlanan özel çanta aynı fikrin farklı uzantılarıydı: Kullanışlı bir objeyi işlevinden koparmadan biraz tuhaf, biraz törensel ve hatırlanabilir hâle getirmek.
ASICS ile hazırlanan GEL-DS Trainer SP de bu nedenle markanın dünyasına tamamen yabancı değil. Gohar World bu kez sofraya yerleştirilecek bir objeyi değil, sofraya gelirken giyilecek ayakkabıyı tasarlıyor.
Neden ASICS?
İlk ayakkabı iş birliği için ASICS’in seçilmesi, Gohar World’e hazır ve güvenilir bir teknik altyapı sağlıyor. Yeni GEL-DS Trainer SP, 2000’lerin ortasındaki atletizm çivili ayakkabılarından gelen sportif çizgileri bale ayakkabısının alçak ve ince formuyla bir araya getiriyor.
Bu karşıtlık Gohar World’ün tasarım anlayışıyla örtüşüyor. Atletizm ayakkabısı hız, denge ve performansla; bale ayakkabısı ise hafiflik, zarafet ve kontrollü hareketle ilişkilendiriliyor. Ortaya ikisinden birini taklit etmeyen, teknik sneaker ile dekoratif obje arasında duran düşük profilli bir silüet çıkıyor.
Ayakkabıda ASICS’in TRUSSTIC destek ünitesi ve darbe emilimine yardımcı olan arka ayak GEL teknolojisi korunuyor. Böylece iş birliği yalnızca standart bir sneaker üzerine aksesuar eklenmesiyle sınırlı kalmıyor. Gohar World görsel kimliği kurarken, ASICS ayakkabının günlük kullanımdaki rahatlık ve denge ihtiyacını karşılıyor.
Laila Gohar’ın ayakkabıyı “pazardaki erken saatlerden masa etrafındaki akşamlara” geçebilecek şekilde tanımlaması da markanın bu işlev anlayışını özetliyor. Sneaker gösterişli bir koleksiyon objesi olarak kalmak yerine, Gohar World’ün gündelik ritüelleri içinde hareket edecek biçimde düşünülüyor.

Bir Sneaker Nasıl Gohar World Objesine Dönüşür?
Siyah teknik mesh ve sentetik yüzeylerden oluşan sneaker’ın karakteri, üzerine elle yerleştirilen küçük objelerle değişiyor. Chicken Foot Pearl, Potato Pearl, Baroque Pearl ve siyah oniks taşı; ayakkabının yüzeyini takı ile sofra aksesuarı arasında duran hareketli bir kompozisyona dönüştürüyor.
Paslanmaz çelik piercing’ler sportif üst yüzeye daha endüstriyel bir katman eklerken, gümüş kaplama bakır Gohar Bean markanın imzasını taşıyor. Siyah ve parlak turuncu iki ayrı bağcık seçeneği ise kullanıcıya görünümü değiştirebileceği küçük bir hareket alanı bırakıyor.
Bu ayrıntılar Gohar World’ün mevcut ürün dünyasından bağımsız değil. Marka, yıllardır nesneleri küçük aksesuarlarla kişiselleştiriyor; bardaklara takılar ekliyor, servis parçalarını mücevher gibi ele alıyor ve işlevsel objeleri masanın karakterlerine dönüştürüyor. ASICS iş birliğinde aynı yöntem ayakkabıya uygulanıyor.
Kampanyanın merkezinde sneaker’ın geleneksel bir ürün çekimi yerine insan bacakları taşıyan bir masa üzerinde gösterilmesi de bu sürekliliği güçlendiriyor. Ayakkabı sofradan ayrılmıyor; masa bu kez kendi ayaklarına kavuşuyor. Gohar World yeni bir kategoriye geçerken eski görsel evrenini terk etmek yerine onu ayakkabının etrafında yeniden kuruyor.
Kategori Genişletmek Kimliği Genişletmek Değil
Bir ev ve yaşam markasının sneaker çıkarması kolaylıkla logolu bir lisans ürününe dönüşebilirdi. Gohar World × ASICS iş birliğinin çalışmasının nedeni, iki markanın görevlerinin açık biçimde ayrılması. ASICS teknik yapıyı, Gohar World ise objenin karakterini oluşturuyor.
Bu ayrım Gohar World’ün marka gelişimi açısından önemli. Marka, ayakkabı üreticisi gibi davranmaya çalışmıyor; zaten sahip olduğu tasarım yöntemini ayakkabı üzerine uyguluyor. Sofra takımlarında kullandığı zanaat, mizah, aksesuar ve ritüel fikirleri yeni kategoride de tanınabiliyor.
İş birliği aynı zamanda Gohar World’ün yalnızca ev içinde yaşayan bir marka olmaktan çıkarak daha geniş bir yaşam tarzı alanına ilerlediğini gösteriyor. Mücevher, çanta ve giyilebilir objelerle başlayan bu geçiş, ilk sneaker ile daha görünür bir noktaya ulaşıyor. Ancak genişleyen şey markanın kimliği değil, bu kimliğin hareket edebildiği alan.
218 dolar fiyatla sunulan sınırlı üretim GEL-DS Trainer SP, 1 Eylül’de yalnızca Gohar World’ün internet sitesi üzerinden satışa çıkacak. Ürünün asıl önemi ise markanın ilk kez ayakkabı satmasından daha büyük. Gohar World, güçlü bir marka evreninin tek bir ürün kategorisine bağlı olmadığını gösteriyor: Sofrada başlayan hikâye, karakterini kaybetmeden sokağa çıkıyor.

Daha fazla oku

Palace x Betty Boop koleksiyonu; varsity ceketler, grafik tişörtler ve skate kültürüyle popüler kültür ikonunu yeniden yorumluyor.

UGG x Willy Chavarria koleksiyonu, klasik UGG rahatlığını biker estetiğiyle buluşturuyor. UGG and Kisses kampanyasını inceliyoruz.





Yorum yazın
Bu site hCaptcha ile korunuyor. Ayrıca bu site için hCaptcha Gizlilik Politikası ve Hizmet Şartları geçerlidir.