Issey Miyake, teknolojiyle kurduğumuz fiziksel ilişkiyi radikal biçimde dönüştüren bir tasarım önerisiyle karşımıza çıkıyor. iPhone’a odaklanan “Pocket” yaklaşımı, cep fikrini sadece yeniden yorumlamıyor; adeta baştan yaratıyor. Kıyafetin içine ustalıkla gizlenen bu işlev, teknolojiyi taşımakla kalmıyor, bedenin doğal ritmine ayak uyduran zarif bir denge unsuru olarak rol alıyor.
Silüete sızan zekâ
Miyake’nin tasarımı klasik cep mantığını yerle bir ediyor. Artık cep, sonradan eklenen bir detay değil; kumaşın dokusuna işlemiş bir mimari parça. Kumaşın içine entegre edilen bu çözüm, telefon gibi vazgeçilmez teknolojik objeleri vücuda yük olmadan taşımanın şiirsel bir yolunu sunuyor.

Japon estetiğinin akılcı yansımaları
“Pocket” yaklaşımı, Japon tasarım geleneğinin yapı ve boşluk arasındaki zamansız ilişkisine modern bir selam niteliğinde. Dikiş izlerinden kumaşın esneme katsayısına kadar her detay, bedenin hareketlerine uyum sağlayan incelikli bir dengeyle düşünülüyor. İşlev, formun içine gizleniyor; estetik, gereksinimin doğal bir sonucu gibi duruyor.
Kentsel akışta görünmeyen teknoloji
Günümüz şehir yaşamında telefon artık bir eklenti değil, bedenin uzantısı. Çanta gibi geleneksel taşıma alışkanlıklarının ötesine geçen bu yeni bakış, giyimin işlevini sorguluyor. Miyake’nin “Pocket” fikri tam burada devreye giriyor: görünmeyeni görünür kılmadan, hayatın ritmine uyum sağlayan bir moda dili sunuyor.

Sessiz lüksün yeni formu
Gösterişli techwear anlayışlarının aksine, Miyake’nin çizgisi içe dönük bir zarafeti yansıtıyor. Akılcı detaylar, tasarımı giyilebilir bir mimariye dönüştürüyor. Fonksiyon, sadelikle harmanlandığında, kıyafet yalnızca bir koruma katmanı değil; kullanıcıyı destekleyen bir altyapıya evriliyor.
Giyilebilirliğin ötesinde bir kurgu
Miyake'nin “Pocket” yaklaşımı, modayla teknolojinin arasındaki çizgiyi inceltiyor. Telefon artık bir cepte taşınan cihaz değil; bedenle bütünleşen bir deneyim unsuru. Bu fikir, günümüz modasına yeni bir cümle ekliyor: daha az göster, daha çok hisset.

Daha fazla oku

Kendall Jenner ve Therabody’nin buluştuğu bu estetik anlatı, toparlanmanın yeni bir lüks ritüel olarak tanımlandığı 2025 yaşam tarzını gözler önüne seriyor.

Casablanca, Beverly Hills’te açtığı ilk Amerika mağazasıyla Los Angeles’ın estetiğini Akdeniz’le buluşturan yeni bir kültür alanı kuruyor.





Yorum yazın
Bu site hCaptcha ile korunuyor. Ayrıca bu site için hCaptcha Gizlilik Politikası ve Hizmet Şartları geçerlidir.