İçeriğe geç

Sepet

Sepetiniz boş

Alışverişe devam edin
Louis Vuitton x Singer Porsche 911 kokpitinde yer alan, canlı kobalt mavisi ve turuncu detaylara sahip, Tambour modelinden ilham alınarak tasarlanmış özel gösterge saati ve VVT deri kaplama detayları.
İş Birliği13 Ağu 20263 dakikalık okuma

Louis Vuitton x Singer Porsche 911: Özel Lüks Otomobil Projesi

Küçük Bir İstekle Başlayıp Zanaat Anıtına Dönüşen Bir Yıl

Otomotiv dünyasının ve yüksek modanın kesişim noktasında beliren en büyüleyici iş birlikleri, genellikle kitlesel pazarlama stratejilerinden ziyade saf bir zanaat tutkusuyla filizlenir. Klasik Porsche 911 modellerini günümüzün en rafine detaylarıyla sıfırdan inşa eden Kaliforniyalı efsanevi Singer atölyesi ile Louis Vuitton ortaklığının arkasındaki hikaye de tam olarak bu tutkuya dayanıyor. Proje, Singer’ın tasarladığı özel bir araç için Louis Vuitton’dan talep ettiği bir gösterge paneli saatiyle başladı. Markanın İsviçre’deki saatçilik merkezi La Fabrique du Temps uzmanları tarafından geliştirilen bu çıkarılabilir ve masa saatine dönüşebilen mekanik parça, ilhamını evin ikonik Tambour serisinden alıyordu. Ancak bu özel saatin kokpite yerleştirilmesi, beklenmedik bir estetik gereksinimi beraberinde getirdi. Louis Vuitton Saat Direktörü Jean Arnault’nun ifadesiyle, böylesine yüksek terzilik ürünü tek bir parçanın o kabinde tek başına durması imkansızdı; iç mekanın görsel bütünlüğü adına gösterge panelinin tamamı sırdan kurgulanmalıydı. Tam bir yıl süren aralıksız zanaat mesaisi boyunca hız göstergesinden devir saatine kadar tüm sistemler Tambour’un grafik kodlarına aktarıldı. Canlı kobalt mavisi zemin ile turuncu rakamların oluşturduğu bu kusursuz denge, saatçilik hassasiyeti ile otomotiv dünyasının katı disiplinini birleştirdi.

İki Farklı Model ve Zıt Tasarım Felsefelerinin Uyumu

Proje zamanla tek bir saat detayından sıyrılarak iki ayrı ruha sahip, heykelsi Porsche silüetine dönüştü. İlk tasarım olan Porsche 911 Reimagined by Singer – Classic, dış gövdesinde yükselen safran ve kobalt mavisi tonlarıyla doğrudan markanın tarihsel arşivine selam duruyor. Evin ambalajlarında ve tarihi seyahat sandıklarının iç kaplamalarında kullanılan bu özel palet, gösteri lastiklerindeki mavi detaylardan arka motor ızgarasına gizlenen el işçiliği LV motiflerine kadar uzanıyor. Aracın iç mekanı ise ikonik çanta saplarında kullanılan VVT derisinden ilhamla kaplanırken, koltuklardaki elmas kabartmalar tarihi sandıkların içindeki malletage desenini birebir yaşatıyor. Standart otomobil kabinindeki tüm plastik aksamların yerini alan rodyum kaplama el yapımı metal kontroller, ince saatçilik teknikleriyle işlenmiş. Üst kısımdaki tavanda ise sarı meşe ve ceviz marketri işçiliğiyle Monogram motifleri barındıran, Angers atölyelerinde elde dikilmiş özel bir sörf tahtası yükseliyor.

İkinci model olan Classic Turbo cabriolet ise doğrudan Nicolas Ghesquière’in sinematik tasarım dünyasını yansıtıyor. Gövdede kullanılan Calcaire Lutétien beyazı, Paris’in ve markanın tarihi merkezinin yükseldiği kireçtaşlarının özgün tonunu taşıyor. İç mekandaki verniklenmiş ahşap ve deri bileşimi, klasik motorbotların ve runabout güvertelerinin asil zarafetine gönderme yapıyor. Denizcilik ile otomotiv evrenini aynı çizgide birleştiren Ghesquière, gösterge saatini bu kez konsolun tam ortasına yerleştirerek gövde tónuyla pürüzsüz bir uyum yakalıyor.

Asırlık Bağın Yeniden Doğuşu ve Yaşama Sanatının Zirvesi

Louis Vuitton’un otomobillerle olan tarihsel bağı aslında iki bin yirmi altı yılına ait geçici bir lansman fikri değil. Georges Vuitton daha bin sekiz yüz doksan yedide, araçların arka kısımlarına monte edilebilen su geçirmez "Vuittonite" kanvas sandıklar üreterek bu kulvarın öncüsü olmuştu. İki dünya savaşı arası dönemde Paris-Pekin yarışlarından özel karoser tasarımcılarına kadar otomotiv dünyasının tam kalbinde yer alan marka, 1940'lardan sonra endüstriyel serileşmenin etkisiyle bu terzi usulü üretime ara vermek zorunda kalmıştı. Bugünkü Singer projesi, işte bu tarihsel kopuşu yüzyıl sonra muazzam bir ihtişamla kapatıyor. 172 yıllık tarihinde ilk kez ortak markalı bir araç projesine imza atan Louis Vuitton; sandık ustalarından deri zanaatkarlarına, moda ekiplerinden saat uzmanlarına kadar tüm métiers departmanlarını tek bir nesne için seferber ediyor. Karşımızda duran bu iki Porsche silüeti, sıradan birer ulaşım aracı olmanın çok ötesine geçerek sokağın, yüksek modanın ve otomotiv tarihinin gördüğü en rafine yaşama sanatı objelerine dönüşüyor.

Paylaş

Yorum yazın

Bu site hCaptcha ile korunuyor. Ayrıca bu site için hCaptcha Gizlilik Politikası ve Hizmet Şartları geçerlidir.