İçeriğe geç

Sepet

Sepetiniz boş

Alışverişe devam edin
Supreme FW26 koleksiyonunda yer alan, kırmızı tonlarda kıvrılabilir modüler De Sede DS-600 Snake koltuk ve yaşam tarzı objeleri.
Moda19 Ağu 20262 dakikalık okuma

Supreme FW26: Bir Marka Neden Koltuk Satar

Giyilebilir Parçaların Ötesinde Heykelsi Bir Obje Envanteri

Küresel sokak kültürünün tartışmasız en provokatif aktörü olan Supreme, kırk dokuz kareden ve üç yüzü aşkın parçadan oluşan yeni sonbahar-kış lookbook'unu dünya sahnesine sunduğunda, endüstrinin bakışlarını alışılagelmiş tişört ve kapüşonlulardan çok daha radikal bir noktaya kilitledi. Koleksiyonun görsel zirvesinde, bin dokuz yüz yetmiş iki tarihli İsviçre tasarım anıtı olan ve kıvrılarak istenen forma sokulabilen modüler De Sede DS-600 "Snake" koltuk duruyor. Bu mobilya klasiğinin hemen ardında sıralanan krom kaplama özel Lambretta X300 scooter, nostaljik analog kayıtlar sunan Kodak Super 8 kamera, Keen Ramps imzalı kaykay rampası, on sekiz topla gelen Spalding sepeti, Jacob & Co. tasarımı haç kolyeler ve özel paintball tabancaları; markanın geçmişten gelen ironik obje kültürünü bir yan gösteri olmaktan çıkarıp bütünüyle sezonun ana sahnesine yerleştiriyor.

Patchwork Zanaatından Otuz Katı Aşan Dev İş Birliklerine

Giyim tarafı da bu nesne fırtınasının altında ezilmeyecek kadar güçlü bir zanaat iddiası barındırıyor. Sezonun en çok arzulanan parçası olarak öne çıkan Jeff Hamilton imzalı kapüşonlu deri ceket, markanın geçmiş arşivlerindeki ikonik kutu logoların birer patchwork dokusuyla birleşmesinden doğuyor ve sadece otuz sekiz adetlik ultra limitli üretimiyle koleksiyonerlerin radarına giriyor. Schott deri tasarımlarından Vanson Leathers Cordura parçalara, çok katmanlı GORE-TEX montlardan gösterişli kürk silüetlerine kadar uzanan dış giyim ağırlıklı bu hat, otuzu aşan devasa bir ortaklık listesiyle destekleniyor. Nike’ın Air Max 2001 Air Ecstasy retro modelinden Timberland, Swarovski, Umbro ve Champion birlikteliklerine kadar uzanan bu zengin evren, lookbook karelerinde Kader Sylla ve Ben Kadow gibi markanın kendi öz kaykaycılarının adımlarıyla hayat buluyor.

Logoyu Mekana İşlemek ve Yaşam Alanının Altyapısı Olmak

Supreme’in her sezon akla gelen en beklenmedik nesnelere logosunu yerleştirmesi dışarıdan bir şaka gibi okunsa da, arkasında kusursuz bir kültürel mühendislik işliyor. Bir marka amblemini bir tişörte bastığında yalnızca ticari bir ürün satar; ancak onu bir koltuğa, kameraya ya da şehir scooter'ına nakşettiğinde doğrudan tüketicinin yaşam alanının görünmez altyapısına dönüşür. Günün her anını markanın tasarladığı bir mekanda geçiren birey için etiket artık dolabın kapağında biten bir giysi değil, hayatın bizzat kendisidir. İki bin yirmilerin başındaki geçici durgunluğu geride bırakıp New York Post gazetelerine sarılı baskılarla tarihi köklerini selamlayan Supreme; parçaların satışa çıkacağı ağustos drop'larıyla birlikte bir giyim markası olmanın fersah fersah ötesine geçerek sokağın en kapsamlı yaşam biçimi ansiklopedisini yazmaya devam ediyor.

Paylaş

Yorum yazın

Bu site hCaptcha ile korunuyor. Ayrıca bu site için hCaptcha Gizlilik Politikası ve Hizmet Şartları geçerlidir.