İçeriğe geç

Sepet

Sepetiniz boş

Alışverişe devam edin
Vogue World Milano 2026: Galleria’da Moda ve Performans
Lifestyle23 Eyl 20262 dakikalık okuma

Vogue World Milano 2026: Galleria’da Moda ve Performans

Milano’daki Galleria Vittorio Emanuele II’de yürürken gözün vitrinlerle mimari arasında gidip gelmesi kolay. Vogue World, 22 Eylül 2026’da bu alışıldık yürüyüşe başka bir ritim verdi. Mankenler mozaik zeminde ilerledi, opera sanatçıları üst kat pencerelerinde belirdi, dansçılar galerinin içinde sahne aldı. Gösteriyi takip etmek için bazen kıyafetlere yaklaşmak, bazen de başı kaldırıp yapının üst katlarına bakmak gerekiyordu.

Galleria’nın zeminindeki Floransa, Torino, Roma ve Milano armaları, gösterinin bölümleri için bir çıkış noktasıydı. İtalyan modasının farklı dönemleri ve üretim biçimleri, mekânın zaten taşıdığı bu işaretlerin etrafında bir araya geldi. Rönesans’ı hatırlatan brokarlar, danteller ve el işçiliğiyle başlayan anlatı; Torino’nun sanayi geçmişine, terziliğe, İtalyan sinemasının renkli dünyasına ve yeni tekstil teknolojilerine uzandı.

Böylece zemindeki ayrıntılar, kıyafetleri izlerken hikâyeyi de takip etmeye yardımcı oldu. Aynı yürüyüş alanında değişen kumaşlar ve silüetler, zanaattan endüstriye uzanan mesafeyi görünür kıldı. Galleria’nın seçimi bu açıdan anlamlıydı: moda ve alışverişle zaten ilişkili bir yapının kendi ayrıntıları, anlatının yönünü belirliyordu.

Opera sanatçılarının üst kat pencerelerine yerleşmesi, gösteriye dikey bir boyut ekledi. Roberto Bolle ve dansçıların mozaiklerin üzerindeki performansı ise dikkati yeniden zemine çekti. Kıyafetlerin, bedenlerin ve mimarinin aynı anda görülebildiği geniş açılarda bu ilişki daha belirgindi. İzleyiciler alt katta yürüyüşü çevrelerken pencereler, kemerler ve kubbe de görüntünün içinde kalıyordu.

Bu yerleşim, mekânı fark etme biçimini değiştirdi. Bir pencere, içinden ses gelen bir noktaya; mozaiklerin bulunduğu alan, hareketin izlenebildiği bir yüzeye dönüştü. Gözün her seferinde başka bir ayrıntıya yönelmesi, gösterinin ritmini binanın katlarına taşıdı.

Finalde Jony Ive’ın LoveFrom ekibinin tasarladığı 6.000’den fazla kâğıt figür tavandan bırakıldı. İtalyancada yusufçuk anlamına gelen “libellula” adı verilen parçalar, tek bir kâğıt yaprağından, yapıştırıcı kullanılmadan elle katlanmıştı. Doğadan ve dantel gibi ince yapılardan beslenen formlar, süzülerek kubbe ile zemin arasındaki boşluğu doldurdu.

Gecenin en etkili mekânsal fikri de burada tamamlandı. Önce zemindeki armalar, ardından pencerelerdeki sesler ve son olarak yukarıdan inen kâğıtlar, bakışın yönünü değiştirdi. Galleria’yı gösterinin sonunda hatırlatan şey, içinde bir defile yapılmış olması kadar bu küçük yön değişiklikleriydi. Genellikle vitrinlerine bakarak geçilen bir yerde, tavandan yere kadar izlenecek bir şey vardı.

Paylaş

Yorum yazın

Bu site hCaptcha ile korunuyor. Ayrıca bu site için hCaptcha Gizlilik Politikası ve Hizmet Şartları geçerlidir.