İçeriğe geç

Sepet

Sepetiniz boş

Alışverişe devam edin
Golden Goose HAUS İstanbul: Between Two Shores
Lifestyle26 Eyl 20262 dakikalık okuma

Golden Goose HAUS İstanbul: Between Two Shores

Bir ayakkabının üzerindeki küçük deri parçası, başka bir yerde duran daha büyük bir eserin devamı olabilir. Golden Goose’un HAUS İstanbul’da sunduğu “Between Two Shores” projesini ilginç kılan da bu ilişki. Ertuğrul Güngör ve Faruk Ertekin’in hazırladığı çalışma, kişiselleştirilmiş ayakkabı, giysi ve aksesuarlara taşınırken farklı boyutlarda yeniden okunuyor. Ürünün üzerinde görülen detayın anlamı, geldiği bütünü öğrendiğimizde değişiyor.

Contemporary Istanbul ile aynı dönemde gerçekleşen proje, Tersane’deki HAUS İstanbul’u sanat üretimiyle zanaatın buluştuğu bir çalışma alanı olarak kullanıyor. Markanın Venedik yakınlarındaki Marghera ile İstanbul arasında kurduğu bağlantı, eserin isminde de yer buluyor: iki kıyı. Sanatçılar Venedik ikonografisini Anadolu motifleri ve altın dokunuşlarla bir araya getirirken, ilk kez deriyi tuval olarak kullanıyor. Bu malzeme seçimi, çalışmanın daha sonra giyilebilir parçalara aktarılacağı süreci de baştan hikâyeye katıyor.

Begüm Güney’nin küratörlüğündeki canlı performansta tamamlanan eser, sınırlı bir kişiselleştirilmiş ürün serisinin çıkış noktası oluyor. Golden Goose’un Co-Creation adını verdiği süreçte eserin deri parçaları ayakkabılara, giysilere ve aksesuarlara uygulanıyor. Böylece sanatçının yaptığı iş, zanaatkârın uygulaması ve kullanıcının seçimi aynı nesnede bir araya geliyor. Ayakkabı üzerindeki parçayı yalnız başına görmekle eserin bütünü içinde görmek arasında da doğal bir fark oluşuyor: detay, kendi hikâyesinin bir bölümünü üzerinde taşıyor.

Kişiselleştirmeyi burada ilginç kılan, tek bir kişiye ait ürün ile ortak bir çalışma arasındaki bağ. Bir isim, renk ya da işaret seçmek genellikle ürünü sahibine yaklaştırır. Bu projede seçilen parça, sahibini sanatçıların çalışmasına da bağlıyor. Farklı ürünlerdeki uygulamalar, aynı eserin farklı bölümlerini taşıyabiliyor. Her birini ayrı ayrı kullanırken aralarındaki ilişkinin görünmez kalması, bütünün hikâyesini öğrenince fark edilen küçük bir ayrıntı.

HAUS İstanbul’daki program bu üretim fikrini atölyelerle genişletiyor. Sanatçıların eserlerinin yer aldığı seçkinin yanında sanat ve zanaat çalışmaları da bulunuyor. Resmî görsellerdeki boyalı seramik karolar, fırçalar ve çalışma masası, mekânın bu tarafını gösteriyor. Markanın 24–27 Eylül 2026 tarihleri için duyurduğu ziyaret programında, bitmiş nesneler kadar onları ortaya çıkaran süreç de yer tutuyor.

Between Two Shores’un en güçlü yanı, ürünün üzerindeki küçük bir detaya geri dönüp bakma isteği uyandırması. Eserin bütünüyle bağlantısı görüldüğünde, deri parçası bir süs olmanın ötesinde okunabiliyor. Aynı çalışmanın farklı ayakkabılarda ve farklı insanların günlük hayatında devam etmesi, kişiselleştirmeye paylaşılmış bir başlangıç ekliyor.

Paylaş

Yorum yazın

Bu site hCaptcha ile korunuyor. Ayrıca bu site için hCaptcha Gizlilik Politikası ve Hizmet Şartları geçerlidir.